20 Nisan 2017 Perşembe

The Black Hole - Duygular Zaaflık Mı? Güç Mü?




The Black Hole - Kara Delik

İnsan duygularını dizginlemekte çeşitli yöntem geliştirmiş ve çağlar boyunca uygulamıştır. Din, kültür, gelenek ve görenekler bir yönü ile duygularını isteklerini dizginlemek veya dile getirme yöntemleri olarak alanlar yaratmıştır. Öyle ki bazı duygularımız hiçbir zaman kalıplara sokamaz ve dizginlenemez. Açgözlülük, sabırsızlık hatta güzel duygularımız; aşk, zamanla heyecan, ölçüsünü kurmakta sıkıntılarımız olmuştur. Kara Delik kısa filminde açgözlülüğün ve anlık kararı ile duygusunun hemen dile gelip bunu faaliyete geçiren insanın sonunda kapalı kalacağı bir kutu her zaman olacaktır. İki buçuk dakikada ne anlatılır, neleri resmeder gibi sorularında ışında anlatılan ve kurgulanan kısa film bizlerin zayıf kör noktasına dikkat çekiyor. Konusu ve kurgusuyla iki buçuk dakika boyunca izleyiciyi hem eğlendiren hem düşündüren bir yapıya sahip olan film bana birazda Christopher Nolan vari bir yaklaşım geldi.

Anlamış olacaksınız ki bu durum yatırılması veya ortadan kaldırılması mümkün değildir. Eğer bir ihtimal varsa ki oda duygusuzlaşmak olacaktır. İnsanın diğer canlılardan aklın yanında birçok karmaşık duyguyu da içinde barındırdığı zaman Sapienslerden ayrılarak insan konumuna geçiyor. Çağlar boyunca bu kompleks yapı kimi için bir zayıflık belirtisi kimi içinse gücün kaynağıydı. 1940’ların Almanya devlet adamı Adolf Hitler bunu çok iyi kullanarak insanların duygularına hitap ediyordu. Bu bir savaş yöntemi; müzik savaşlarda bu yüzden eşlik ederdi askerin savaşçıların moral seviyelerini yüksek tutar yeri geldiğinde gözü kapalı ölüme girerdi. Tarih bunu iyi kullandı. Dinlerin ilahi bir güç olarak var olması hep bizim içimizde ki güçle orantılı olageldi. Dini cemaatlerin örgütlenmesi toplumda yaygın olan anlayış dinin ne kadar kuvvetli ise o denli güçlü oldu. Fakat bu noktada iyimser davranmak akıl dışı olur. Büyük cemaatler bu zayıflık ya da güçten faydalanarak toplum üstünde baskı kurabilir ve devlet işlerinde etkili lobicilik faaliyetinde bile bulunacak güce erişebilir. Zaaflık ya da gücün bir sembolü müdür?


Meraklarınızı eşeleyin derinde kaybolma duygusunu bir kenara bırakın ve tatmin yolculuğunuz bırakın sizi götürebildiği yerleri keşfedin. Araştırma ruhu insanı çok geliştirdi. Bugünlerine insan merak ve araştırma ile geldi. Yarına yine aynı heyecanla umutla merakla bekliyor ve araştırıyor olacağız. İşte bizlerin gücü bu kanaatimce. Bizlerin açgözlülük, hırs, kıskançlık, umutsuzluk bin bir türlü negatif duyguları dizginlemek bin bir türlü pozitif duygularıma kaldı. Aşk sevgi umut sevinç yaşam gibi umut sözleri veren duyguları içinizde yeşerdiği müddetçe dizginleme başarılı olacaktır. Senaryoyu kurcalayacak olursam biraz; böyle bir kara delik bize armağan mı yoksa bela mı olacağı kişilerin inisiyatifi ile kotarılacaktır. Aslında ismini ilk gördüğümde aklım dünya dışına evrenin merkezine kadar yolculuğum başlar mı diye düşünmüştüm. Burada ki benzerlik ise resmini görmekten başka bir tanışıklığımız olmayan kara delikler hakkındadır. Evrenin bize armağanı mı yoksa bugünün penceresinden âdemi mi temsil ediyor? Sorularımız çok yaşamımız kısıtlı fakat insanlığın ömrü uzun tecrübe ederek öğreneceğiz ya da dünya dışı yaşam formları bizi buldukları an belki onlar anlatırlar bildiklerini. Bugünün ütopyasını kurmak yarının temellerini atmak gibi gelir bana hep bu yüzden hayal kurmaktan kaçınmaz bazen ütopyaları realitelere tercih ederim. Uzun lafı kısası insan kendini çözdüğü oranda dünyada yaşama devam edecek. Filme ulaşabileceğiniz adresleri dipnotta görebilirsiniz[1].  


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sinemanın Hikayesi - Dünden Bugüne

    Siyah Beyaz Kuşak – Sinemanın Hikâyesi       1800’lü yılların sonunda yeni bir sanat formu keşfedildi. Hayallerimize benzi...